Bir şirketi satın almak, çoğu zaman bir varlığı değil bir geçmişi satın almaktır. Şirketin sözleşmeleri, çalışanları, vergi kayıtları, açık davaları ve izinleri pay ile birlikte alıcıya geçer. Birleşme ve devralma (M&A) işlemlerinde hukukun işi, bu geçmişi görünür kılmak, fiyatın ve risklerin taraflar arasında nasıl paylaşılacağını sözleşmeye doğru biçimde yansıtmak ve işlemi gerekli izinlerle tamamlamaktır.
Konunun dayanakları dağınıktır: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) şirket işlemlerini, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun yoğunlaşma kontrolünü, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu halka açık şirketleri, 4857 sayılı İş Kanunu çalışanların devrini düzenler. Vergi boyutu için 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, yabancı yatırımcılar için 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu da dikkate alınır.
İşlemin yapısını belirlemek
Aynı ticari sonuca farklı yollardan ulaşılabilir ve her yolun hukuki sonucu farklıdır.
- Pay devri: Alıcı şirketin paylarını satın alır; şirket tüzel kişiliğiyle olduğu gibi kalır, borçları ve sözleşmeleri de onunla birlikte devam eder.
- Varlık veya işletme devri: Alıcı yalnızca belirli varlıkları ya da işletmeyi devralır. Hangi borçların geçeceği daha kontrollü belirlenebilir; ancak her sözleşme, izin ve taşınmaz için ayrı devir işlemi gerekebilir.
- Birleşme, bölünme, tür değiştirme: TTK m.136–158 birleşmeyi, m.159–179 bölünmeyi, m.180–190 tür değiştirmeyi düzenler. Bu işlemlerde malvarlığı külli halefiyetle geçer; alacaklıların ve ortakların korunmasına ilişkin özel prosedürler uygulanır.
Yapı seçiminde vergi sonuçları da belirleyicidir. Kurumlar Vergisi Kanununun birleşme, devir, bölünme ve hisse değişimine ilişkin hükümleri (m.19–20), belirli şartlarla bu işlemlerin vergisel yükünü erteleyen bir çerçeve sunar. Bu şartların sağlanıp sağlanmadığı işlem planlanırken mali müşavir veya vergi danışmanıyla birlikte değerlendirilmelidir; ayrıntılar için Vergi ve Gümrük Hukuku sayfasına bakabilirsiniz.
Görüşmelerin başlangıcı: niyet mektubu ve gizlilik
Taraflar genellikle önce bir gizlilik sözleşmesi (NDA) imzalar, ardından temel ticari şartları bir niyet mektubu (LOI) veya ön anlaşma belgesiyle (term sheet) kayda geçirir. Bu belgelerin hangi hükümlerinin bağlayıcı olduğunun açıkça yazılması gerekir. Fiyat ve yapı çoğunlukla bağlayıcı olmayan niyet beyanı olarak kalırken gizlilik, münhasırlık, masrafların paylaşımı ve uygulanacak hukuk hükümleri bağlayıcı kabul edilir. Bağlayıcı olmadığı düşünülen bir belge, içeriğine göre ön sözleşme niteliği kazanabileceğinden ifadeler özenle seçilmelidir.
Hukuki durum tespiti (due diligence)
Hukuki durum tespiti, alıcının şirketi ne halde aldığını öğrendiği aşamadır. Satıcının açtığı sanal veri odasındaki belgeler incelenir, soru listeleri karşılıklı cevaplanır ve sonuçlar bir raporda toplanır. İnceleme genellikle şu başlıkları kapsar:
- Kuruluş belgeleri, pay defteri, genel kurul ve yönetim kurulu kararları, pay üzerindeki rehin ve sınırlamalar
- Önemli sözleşmeler; özellikle kontrol değişikliği (change of control) halinde fesih veya onay hakkı tanıyan hükümler
- Taşınmazlar, tapu kayıtları, ipotek ve şerhler; ruhsat ve izinler
- Çalışanlar, iş sözleşmeleri, SGK bildirimleri ve devam eden işçilik davaları
- Vergi incelemeleri, idari para cezaları, kişisel verilerin korunmasına uyum
- Fikri mülkiyet hakları, alan adları ve yazılım lisansları
- Derdest davalar, icra takipleri ve olası uyuşmazlıklar
Raporun amacı yalnızca sorun listelemek değildir. Tespit edilen her riskin fiyata mı yansıtılacağı, kapanıştan önce mi giderileceği yoksa sözleşmede özel bir tazmin hükmüyle mi karşılanacağı bu aşamada kararlaştırılır.
Pay devri sözleşmesi ve pay sahipleri sözleşmesi
İşlemin omurgası pay devri sözleşmesidir (share purchase agreement, SPA). Sözleşmede fiyat ve ödeme yapısı, fiyat ayarlaması (kapanış hesapları veya locked box), kapanış şartları ve kapanışa kadar şirketin olağan işleyişine ilişkin taahhütler yer alır.
Beyan ve tekeffüller, tazmin
Satıcının şirketin durumuna ilişkin verdiği beyan ve tekeffüller (representations and warranties), alıcının durum tespitinde göremediği riskleri karşılayan temel araçtır. Beyanların gerçeğe aykırı çıkması halinde alıcının hangi tutara kadar, hangi süre içinde ve hangi usulle tazmin talep edebileceği; alt ve üst sınırlar, muafiyet eşikleri ve bildirim süreleri ayrıntılı biçimde düzenlenir. Belirli bir risk tespit edilmişse ona özgü ayrı tazmin taahhüdü (specific indemnity) tercih edilir.
Kapanış şartları ve önemli olumsuz değişiklik
Rekabet Kurulu izni, üçüncü kişilerin onayı veya belirli yeniden yapılanma adımları kapanış şartı olarak öngörülebilir. İmza ile kapanış arasında şirketin değerini ciddi biçimde etkileyen bir gelişme yaşanırsa alıcıya işlemden çekilme imkânı veren önemli olumsuz değişiklik (material adverse change, MAC) hükmünün kapsamı, müzakerelerin en hassas noktalarından biridir.
Ertelenmiş ve performansa bağlı bedel
Fiyatın bir kısmının şirketin gelecekteki performansına bağlandığı earn-out yapılarında, hesaplama yöntemi, satıcının bu dönemde yönetime katılımı ve alıcının şirketi bedeli düşürecek şekilde yönetmemesine ilişkin güvenceler açık yazılmazsa, kapanıştan sonra uyuşmazlık neredeyse kaçınılmaz olur.
Satıcı şirkette pay sahibi olarak kalmaya devam ediyorsa ayrıca bir pay sahipleri sözleşmesi (SHA) yapılır. Yönetim kurulunda temsil, önemli kararlarda veto hakları, pay devri sınırlamaları ve çıkış mekanizmaları bu sözleşmede düzenlenir ve esas sözleşmeyle uyumlu hale getirilir. Bu konuların şirketler hukuku boyutu Ticaret ve Şirketler Hukuku sayfasında ele alınmıştır.
Rekabet Kurulu izni
4054 sayılı Kanunun 7. maddesi, belirli eşikleri aşan birleşme ve devralmaların Rekabet Kurulunun iznine tabi olduğunu öngörür. Eşikler, Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (No: 2010/4) ile belirlenir. 11 Şubat 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 2026/2 sayılı değişiklik Tebliğiyle eşikler güncellenmiştir. Buna göre işlem taraflarının Türkiye cirolarının toplamı 3 milyar TL'yi ve en az iki tarafın Türkiye cirosu ayrı ayrı 1 milyar TL'yi aşıyorsa ya da devralmada devredilen varlık veya faaliyetin (birleşmede taraflardan birinin) Türkiye cirosu 1 milyar TL'yi ve diğer taraflardan birinin dünya cirosu 9 milyar TL'yi aşıyorsa izin gerekir. Türkiye'de yerleşik teknoloji teşebbüslerinin devralınmasında 1 milyar TL'lik eşikler 250 milyon TL olarak uygulanır.
İzne tabi bir işlemin izin alınmadan gerçekleştirilmesi hem işlemin hukuken geçerlilik kazanmaması hem de idari para cezası sonucunu doğurabilir. Bu nedenle izin, sözleşmede kapanış şartı olarak yer alır ve bildirim dosyasının hazırlık süresi işlem takvimine baştan eklenir. Ciro hesabında hangi teşebbüslerin dikkate alınacağı Kurumun kılavuzlarına göre belirlenir; eşik hesabı her işlemde ayrıca yapılmalıdır.
Halka açık şirketler
Hedef şirketin payları borsada işlem görüyorsa sermaye piyasası mevzuatı devreye girer. Yönetim kontrolünü sağlayacak oranda payın edinilmesi, kural olarak diğer pay sahiplerine pay alım teklifinde bulunma yükümlülüğü doğurur (6362 s. Kanun m.26). Görüşmelerin varlığı ve işlemin aşamaları ise kamuyu aydınlatma yükümlülüğü ve içsel bilgi kuralları bakımından ayrıca değerlendirilir. Ayrıntılar için Sermaye Piyasaları sayfasına bakabilirsiniz.
Çalışanlar ve işyeri devri
Pay devrinde işveren değişmediği için iş sözleşmeleri kendiliğinden etkilenmez. İşyerinin veya bir bölümünün devrinde ise iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralana geçer; devirden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işveren iki yıl süreyle birlikte sorumludur (4857 s. Kanun m.6). Devir tek başına fesih için geçerli sebep değildir. Çalışanlara ilişkin yükümlülüklerin işlem belgelerinde nasıl paylaşılacağı İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku sayfasındaki konularla birlikte ele alınmalıdır.
Kapanış ve sonrası
Kapanışta bedel ödenir, paylar devredilir, pay defterine kayıt ve gerekli sicil işlemleri yapılır, yönetim kurulu değişiklikleri tescil edilir. Yabancı yatırımcılar bakımından 4875 sayılı Kanun çerçevesindeki bilgi verme yükümlülükleri de bu aşamada yerine getirilir. Kapanış sonrasında fiyat ayarlaması hesapları kesinleşir; beyan ve tekeffüllere dayalı talepler sözleşmedeki bildirim süreleri içinde ileri sürülür. Bu sürelerin takvime işlenmesi, ileride ortaya çıkacak bir sorunda hakkın kaybedilmemesi için gereklidir.
Bu alanda yürüttüğümüz çalışmalar
Alıcı veya satıcı tarafında; işlem yapısının belirlenmesi, gizlilik ve niyet belgelerinin hazırlanması, hukuki durum tespiti ve raporlama, pay devri ve pay sahipleri sözleşmelerinin hazırlanması ve müzakeresi, Rekabet Kurulu bildirim sürecinin koordinasyonu, kapanış işlemleri ve kapanış sonrası taleplerin takibi konularında çalışıyoruz. İşlemden doğan uyuşmazlıklarda tahkim ve dava süreçleri için Uyuşmazlık Çözümü sayfasına bakabilirsiniz.
Başlıca konular
- Hukuki durum tespiti (due diligence) ve raporlama
- Niyet mektubu, gizlilik ve münhasırlık anlaşmaları
- Pay devri (SPA) ve pay sahipleri sözleşmeleri (SHA)
- TTK kapsamında birleşme, bölünme ve tür değiştirme (m.136–190)
- Rekabet Kurulu izni ve bildirim süreci (4054 s. Kanun m.7)
- Halka açık şirketlerde pay alım teklifi (6362 s. Kanun m.26)
- İşyeri devrinde çalışanların durumu (4857 s. Kanun m.6)
- Kapanış, kapanış sonrası uyum ve tazmin talepleri
Sıkça sorulan sorular
Pay devri ile işletme devri arasında nasıl seçim yapılır?
Pay devrinde şirket bütün borç ve sözleşmeleriyle olduğu gibi el değiştirir; işlem tek bir devirle tamamlanır. İşletme veya varlık devrinde hangi unsurların devralınacağı seçilebilir, ancak her sözleşme ve izin için ayrı devir işlemi gerekebilir. Seçimde vergi sonuçları, devredilemeyen izinler ve tespit edilen riskler birlikte değerlendirilir.
Her şirket satın alımı için Rekabet Kurulu izni gerekir mi?
Hayır. İzin yalnızca 2010/4 sayılı Tebliğde belirlenen ciro eşiklerini aşan ve kontrol değişikliği doğuran işlemler için gerekir. 2026/2 sayılı Tebliğle güncellenen eşiklere göre hesap her işlemde ayrıca yapılmalıdır. İzne tabi işlemin izinsiz gerçekleştirilmesi işlemin geçerliliğini ve idari para cezasını gündeme getirir.
Niyet mektubu bağlayıcı mıdır?
Niyet mektubunun bağlayıcılığı, içeriğine ve ifadelerine bağlıdır. Uygulamada fiyat ve yapıya ilişkin kısımlar bağlayıcı olmayan niyet beyanı olarak, gizlilik ve münhasırlık gibi hükümler ise bağlayıcı olarak düzenlenir. Bunun belgede açıkça yazılması gerekir.
Satın aldığımız şirkette sonradan vergi borcu çıkarsa ne olur?
Pay devrinde şirketin geçmiş dönem vergi yükümlülükleri şirkette kalır. Alıcının bu riske karşı koruması, pay devri sözleşmesindeki beyan ve tekeffüller ile tazmin hükümleridir. Talep, sözleşmede öngörülen süre ve usule göre satıcıya bildirilmelidir.
İşyeri devrinde çalışanların kıdem hakları ne olur?
İşyeri devrinde iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçer ve çalışanların kıdemi devam eder. Devirden önce doğmuş ve devir tarihinde muaccel olan borçlardan devreden ve devralan iki yıl süreyle müteselsilen sorumludur (4857 s. Kanun m.6). Kıdem tazminatına ilişkin sorumluluk ayrıca 1475 sayılı Kanunun yürürlükteki 14. maddesine göre belirlenir.
Mevzuat ve kaynaklar
- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun
- 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu
- 4857 sayılı İş Kanunu
- Rekabet Kurumu – Birleşme ve devralmalar
- Resmî Gazete – 11.02.2026 tarihli ve 33165 sayılı (Tebliğ No: 2026/2)
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki görüş niteliği taşımaz. Mevzuat değişebileceğinden, somut durumunuz için güncel düzenlemelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.